Hava Harbinde Yeni Çağ: Otonom Kol Uçuşu ve KIZILELMA Etkisi

Öğr. Gör. Burak GÜLER – 29 Aralık 2025
KIZIELMA Kol Uçuşu
2025 yılı Aralık ayında, Baykar tarafından geliştirilen iki Bayraktar KIZILELMA prototipinin insan müdahalesi olmaksızın birlikte icra ettiği otonom kol uçuşu, modern hava harbinin dönüşüm sürecinde kritik bir dönüm noktası olarak kayda geçmiştir. İlk bakışta bir teknoloji gösterimi gibi algılansa da, gerçekte modern hava harbinin yön değiştirdiğini işaret eden kritik bir eşik olarak okunmalıdır. Bu gelişme, tek bir platformun aerodinamik veya motor performansından ziyade, birden fazla muharip insansız hava aracının aynı hava sahasında, yüksek dinamik koşullar altında, birbirini anlayarak ve güvenli şekilde hareket edebilmesini mümkün kılan sistem-seviyesi olgunluğa işaret etmektedir. Hava üstünlüğünün uzun yıllar boyunca tekil platform kabiliyetleri üzerinden tanımlandığı dönem kapanırken, yerini giderek daha fazla biçimde ağ merkezli, dağıtık ve işbirlikçi yapılara bırakmaktadır. KIZILELMA’nın kol uçuşu, bu dönüşümün sahada görülen en somut örneklerinden biridir.

Resim 1. KIZIELMA Kol Uçuşu (Anadolu Ajansı)
Modern hava harbi artık yalnızca hız, manevra veya radar kesit alanı gibi klasik parametrelerle açıklanamamaktadır. Sensörlerin dağıtıldığı, verinin anlık olarak paylaşıldığı ve karar döngülerinin insan refleks süresinin ötesine taşındığı bir ortamda, üstünlük kavramı “en iyi uçak”tan ziyade “en iyi çalışan sistem” etrafında şekillenmektedir. Bu bağlamda iki KIZILELMA’nın otonom olarak yakın kol düzeninde uçabilmesi, yalnızca uçuş kontrol algoritmalarının başarısını değil; veri bağı sürekliliği, çakışma önleme, zamanlama hassasiyeti ve karşılıklı durum farkındalığı gibi çok katmanlı problemlerin eş zamanlı çözülebildiğini göstermektedir. Bu, insansız hava araçlarının artık pasif icracılar değil, hava sahasında aktif ve etkileşimli muharip unsurlar hâline geldiğini ortaya koymaktadır.
Uluslararası Havacılıktaki Etkisi ve Özgünlüğü
Uluslararası örneklerle karşılaştırıldığında, bu kabiliyetin neden “ilk” olarak nitelendirildiği daha net anlaşılmaktadır. ABD’nin uzun süredir üzerinde çalıştığı “Loyal Wingman” ve daha sonra “Collaborative Combat Aircraft” adını verdiği yaklaşımı, insansız platformları çoğunlukla insanlı bir savaş uçağının liderliğinde görev yapan yardımcı unsurlar olarak konumlandırmıştır. Kratos XQ-58A Valkyrie veya Boeing MQ-28 Ghost Bat gibi projeler, insanlı–insansız ekip çalışmasına odaklanmış; ancak kamuya açık verilerde insansızların kendi aralarında otonom şekilde yakın kol uçuşu icra ettiğine dair doğrulanmış bir örnek sunmamıştır. Çin’in sürü denemeleri ise genellikle çok sayıda küçük ve düşük hızlı platformun eş zamanlı kullanımıyla sınırlı kalmış, jet sınıfı muharip uçuş rejimlerinde hassas formasyon kontrolünü hedeflememiştir. Rusya ve Avrupa’daki benzer programlar da büyük ölçüde kavramsal veya erken test aşamasındadır.
Uluslararası örnekler incelendiğinde, MQ-28 Ghost Bat, XQ-58A Valkyrie ve Eurofighter Typhoon–DT-25 gibi “Loyal Wingman / MUM-T (Manned-Unmanned Teaming)” demonstrasyonlarının ortak paydasının, insansız platformların insanlı bir savaş uçağı liderliğinde görev icra etmesi olduğu görülmektedir; bu çalışmalarda otonomi çoğunlukla görev yürütme ve sensör paylaşımıyla sınırlı kalmış, insansız platformların kendi aralarında yakın kol düzeninde otonom formasyon uçuşu kamuya açık şekilde doğrulanmamıştır. S-70 Okhotnik’in Su-57 ile birlikte uçuşu ise insanlı liderli eş uçuş niteliği taşımakta, karşılıklı karar paylaşımıyla sürdürülen otonom kol uçuşunu göstermemektedir. Buna karşılık Bayraktar KIZILELMA, 2025 Aralık ayında iki prototipin insan müdahalesi olmaksızın icra ettiği otonom kol uçuşuyla, jet sınıfı muharip İHA’lar arasında liderliğin de insansız olduğu, platformların birbirleriyle doğrudan veri paylaşarak yüksek dinamikli uçuş rejiminde formasyon koruma, çarpışma önleme ve karşılıklı durum farkındalığını eş zamanlı yönettiği bir mimariyi sahada göstermiştir; bu yönüyle KIZILELMA, insanlı–insansız ekip çalışmasından ayrılarak insansız–insansız işbirlikçi otonomi düzeyine ulaşmış ve otonominin görev icrasının ötesinde karar paylaşımı ve yakın kol düzeninde güvenli uçuş seviyesine taşındığını ortaya koymuştur.
Bu noktada KIZILELMA’nın farkı belirginleşmektedir. Burada söz konusu olan, bir insanlı platformun yönettiği insansızlar değil; iki insansız muharip platformun kendi aralarında kurduğu otonom ilişkidir. Üstelik bu ilişki, yüksek süratli ve muharip karakterli bir uçuş rejiminde sergilenmiştir. Bu durum, otonominin yalnızca rota takibi veya hedefe yönelme seviyesinde kalmadığını; yüksek dinamikli hava muharebesi koşullarında da güvenli ve tutarlı şekilde çalışabildiğini göstermektedir. “İlk” ifadesinin arkasındaki gerçek anlam, tam olarak bu çoklu kriterlerin aynı anda sağlanabilmiş olmasıdır.
Stratejik Caydırıcılık ve Doktrinsel Yansımaları
Stratejik caydırıcılık açısından bakıldığında asıl caydırıcı unsur, tek bir platformun ne kadar gelişmiş olduğu değil; bu platformdan kaç tanesinin ne hızda ve ne düzeyde koordinasyonla sahaya sürülebileceğidir. Bu noktada caydırıcılık, psikolojik bir mesajdan ziyade matematiksel bir probleme dönüşür. Aynı zamanda riskin insan unsurundan makineye kaydırılması, siyasi ve toplumsal maliyetleri azaltarak karar alıcıların manevra alanını genişletir.
Bu gelişmenin doktrinel yansımaları da kaçınılmazdır. Geleneksel hava kuvveti doktrinleri, kritik kararların merkezî komuta yapılarında alınmasını esas alırken, işbirlikçi otonomi bu yaklaşımı zorlamaktadır. KIZILELMA’nın kol uçuşu, üst seviyede niyet ve kuralların tanımlandığı; alt seviyede ise icranın platformlar arasında paylaşıldığı daha dağıtık bir komuta-kontrol mimarisine işaret etmektedir. Bu durum, reaksiyon sürelerini kısaltırken, algoritmaların güvenilirliği, angajman kurallarının yazılım düzeyinde tanımlanması ve insan-makine güven ilişkisi gibi yeni sorumluluk alanlarını da beraberinde getirmektedir. Pilotaj kültürü dahi bu dönüşümden etkilenmekte; insan giderek daha az “uçağı uçuran”, daha çok “hava muharebe sistemini yöneten” bir role evrilmektedir.
Elbette bu kabiliyetin sınırlarını da doğru okumak gerekir. Otonom kol uçuşu, hava üstünlüğünün tek başına garantisi değildir. Yoğun elektronik harp ortamlarında veri bağı sürekliliği, yüksek tehditli hava sahalarında sensör güvenilirliği ve karar algoritmalarının dayanıklılığı gibi unsurlar, bu yeteneğin gerçek muharebe değerini belirleyecektir. Ancak stratejik açıdan asıl önemli olan, bu soruların artık teorik değil, sahada cevaplanabilir hâle gelmiş olmasıdır. İki KIZILELMA’nın birlikte uçması, bu eşiğin geçildiğini göstermektedir.
Sonuç
Sonuç olarak, KIZILELMA’nın otonom kol uçuşu; tek bir mühendislik başarısından öte, modern hava harbinin evrildiği yönü açıkça ortaya koyan stratejik bir göstergedir. Bu gelişme, hava üstünlüğünün artık tekil platformların değil, birlikte düşünen ve birlikte hareket eden sistemlerin ürünü olduğunu teyit etmektedir. Türkiye açısından bakıldığında ise bu adım, insansız muharip hava araçlarını yalnızca taktik bir araç olarak değil, gelecek hava doktrinlerinin merkezî unsurlarından biri olarak konumlandıran bir vizyonun sahaya yansımasıdır. KIZILELMA’nın kol uçuşu, bu vizyonun erken ama güçlü bir işareti olarak, modern hava gücünün geleceğine dair net bir stratejik mesaj vermektedir.
KAYNAKLAR
- Baykar Technologies. (2024). Bayraktar KIZILELMA unmanned combat aerial vehicle (UCAV). https://www.baykartech.com/en/uav/bayraktar-kizilelma/
- Bayraktar, S. (2025, December). Public statements and official social media posts on KIZILELMA autonomous formation flight. https://twitter.com/selcuk
- Anadolu Ajansı (2025). Bayraktar KIZILELMA “kol uçuşu” ile yeni bir ilke imza attı. https://www.aa.com.tr/tr/gundem/bayraktar-kizilelma-kol-ucusu-ile-yeni-bir-ilke-imza-atti/3782998
- Boeing Defence Australia. (2023). MQ-28 Ghost Bat: Loyal wingman program overview. https://www.boeing.com/defense/autonomous-systems/mq-28/
- Congressional Research Service. (2023). Collaborative combat aircraft (CCA): Issues for Congress (CRS Report No. R47564). https://crsreports.congress.gov/
- International Institute for Strategic Studies. (2024). The military balance 2024. Routledge. https://www.iiss.org/publications/the-military-balance
- Kratos Defense & Security Solutions. (2022). XQ-58A Valkyrie program overview. https://www.kratosdefense.com/solutions/unmanned-systems/xq-58a
- RAND Corporation. (2020). Artificial intelligence and autonomy in air combat operations. https://www.rand.org/pubs/research_reports/RR4311.html
- (2024, December 5). Europe accelerates loyal wingman and unmanned combat aircraft programs. https://www.reuters.com/
- S. Air Force. (2023). Collaborative combat aircraft (CCA) concept briefing. https://www.af.mil/





