ABD’li Senatör Rick Scott Türkiye için son noktayı mı koydu F-35 savaş uçakları asla gelmeyecek mi
ABD Senatörü Rick Scott, Türkiye’nin F-35 savaş uçağı programına geri dönüş ihtimaline dair sert bir açıklamada bulunarak Ankara’nın Amerikan yapımı savunma platformlarını temin edemeyeceğini iddia etti.
Türkiye’nin F-35 savaş uçağı programındaki geleceği hakkında Amerika Birleşik Devletleri cephesinden dikkat çeken bir çıkış geldi. ABD Senatörü Rick Scott, sosyal medya platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, Türkiye’nin bu programa yeniden dahil olmasının söz konusu olamayacağını savundu. Scott, Ankara’nın Amerikan savunma sanayii ürünlerini ve kritik platformlarını satın alma şansının kalmadığını öne sürerek Washington hattındaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Rick Scott’ın Türkiye Açıklaması Gündeme Bomba Gibi Düştü
Türkiye Today tarafından aktarılan bilgilere göre, Senatör Rick Scott, Türkiye’nin F-35 savaş uçağı programına hiçbir şekilde geri dönemeyeceğini açık bir dille ifade etti. Scott, yaptığı açıklamada Türkiye’nin Amerikan yapımı savunma platformlarını temin edemeyeceği iddiasını yineledi. Bu sert çıkış, iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliği ve modernizasyon süreçleri üzerine yapılan değerlendirmeler arasında büyük yankı uyandırdı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Verilen Mesaj Hatırlatıldı
Senatör Scott, bu görüşlerini ilk kez dile getirmediğini belirterek, konuyu daha önce bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da ilettiğini vurguladı. Sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, Türkiye’nin F-35 programı konusundaki tutumunun değişmeyeceğini ima eden Scott, Ankara’nın mevcut durumunu savunma tedariki açısından “Asla alamayacak” ifadesiyle nitelendirdi. Bu mesaj, ABD Kongresi’ndeki bazı kanatların Türkiye’ye yönelik katı bakış açısını bir kez daha gözler önüne serdi.
Haberin detaylarında, Scott’ın bu açıklamalarının iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin ve savunma ortaklığının geleceği açısından nasıl bir karşılık bulacağı ise merak konusu olmaya devam ediyor. Türkiye’nin savunma ihtiyaçları doğrultusunda attığı adımlar ve alternatif arayışları sürerken, ABD kanadından gelen bu tür açıklamalar sürecin zorluğunu bir kez daha ortaya koyuyor.





