ABD ve İsrail’in cephaneliği neden tükeniyor ve tungsten krizi dünyayı nasıl bir çıkmaza sürüklüyor

İran ile yaşanan gerilimde fırlatılan her füze, savunma sanayiinin en kritik hammaddelerinden biri olan tungsten stoklarını hızla eritiyor. Çin’in tedarik zincirindeki baskısı ve mühimmat ihtiyacının katlanmasıyla birlikte tungsten fiyatları son 90 yılın en yüksek seviyesine ulaşırken, küresel bir hammadde savaşı kapıya dayandı.
Orta Doğu’daki askeri hareketlilik sadece cephedeki dengeleri değil, küresel maden piyasalarını da temelinden sarsıyor. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarında kullanılan binlerce akıllı mühimmat ve zırh delici füze, üretimi için hayati öneme sahip olan tungsten metalinde ciddi bir arz krizine yol açtı. Modern savaş teknolojisinin omurgasını oluşturan bu sert metal, bugün savunma stratejistlerinin en büyük endişe kaynağı haline gelmiş durumda.
Füzelerin Zırh Delici Gücü Tehlikede mi
İran’ın füze saldırılarına karşı verilen yanıtlarda kullanılan mühimmatların büyük bir bölümü, yüksek yoğunluğu ve dayanıklılığı nedeniyle tungstene ihtiyaç duyuyor. Özellikle zırhlı araçları ve güçlendirilmiş sığınakları imha etmek için tasarlanan mühimmatlarda bu madenin alternatifi neredeyse bulunmuyor. Reuters tarafından paylaşılan verilere göre, harekatlarda tüketilen binlerce mühimmat stoklarda ciddi bir boşluk yarattı. Bu durum, sadece operasyonel kapasiteyi değil, aynı zamanda savunma sanayiinin üretim hızını da doğrudan etkiliyor.
Çin’in Kısıtlamaları ve 90 Yıllık Rekor
Tungsten piyasasındaki asıl büyük kriz ise tedarik zincirinin merkezinde yatıyor. Dünyanın en büyük tungsten üreticisi konumundaki Çin’in ihracata yönelik getirdiği kısıtlamalar, Batılı ülkeleri zor durumda bırakıyor. Artan savaş talebiyle birleşen bu kısıtlamalar sonucunda tungsten fiyatları 90 yılın en yüksek seviyesini görerek tarihi bir rekor kırdı. Uzmanlar, hammaddeye erişimin zorlaşmasının savunma harcamalarını katlayacağını ve mühimmat üretim maliyetlerini sürdürülemez bir noktaya taşıyacağını öngörüyor.
Küresel güçler bir yandan mühimmat stoklarını yenilemeye çalışırken, diğer yandan stratejik maden bağımsızlığı için yeni yollar arıyor. Ancak mevcut üretim kapasiteleri ve Çin’in piyasadaki hakimiyeti, kısa vadede bu krizin çözülmesini imkansız kılıyor. İran ve İsrail hattındaki her yeni gerilim, aslında yer altındaki bu görünmez savaşın fitilini daha da ateşliyor.
Kaynak: SavunmaTR



