Millî Savunmanın Millî Hafızası: EREN Yüksek Hızlı Çok Amaçlı Dolanan Mühimmat

Güldeniz Suna – Times of Defence Araştırmacısı – 03 Şubat 2026
İsimler bir kimliğin, değerin sembolüdür/dışa vurumudur. Türk savunma sanayiisi için geliştirilen ürünlere de bu bilinçle verilen isimlerin milli kimliğin korunmasında ve gelecek nesillere aktarılmasında önemli bir rolü vardır. ROKETSAN’ın yeni geliştirmiş olduğu füzeye 11 Ağustos 2017 tarihinde teröristler tarafından şehit edilen Eren Bülbül’ün adını vermesi de bahsedilen millî kimlik inşasına bir örnektir.
Savunma sanayiinde dışa bağımlılık azalırken bunun için gösterilen çabanın verilen isimlerle daha fazla anlam kazandığı ortadadır. Henüz 15 yaşındayken vatan için şehit düşen Eren Bülbül’ün adının verildiği bu füze sistemi de sadece hedef vurmayacak, vurduğu her noktayla beraber Şehit Eren’in adını yaşatacak.
Eren’e ve vatan için evvelce gidenlere rahmetle…

EREN Yüksek Hızlı Çok Amaçlı Dolanan Mühimmat’ın Teknik Özellikleri ve Operasyonel Kabiliyetleri
Caydırıcı güç oluşturacak olan EREN Yüksek Hızlı Çok Amaçlı Dolanan Mühimmat, hem özellikleri hem de kanat yapısıyla farklı bir öneme sahiptir. 4’ü küçük olmak üzere 8 kanatçıklı yapısıyla sıradan bir füze olmaktan sıyrılan EREN, isminde yer alan dolanma kabiliyetini de bu kanat yapısından almaktadır. 35 kg ağırlığa, 2 m uzunluğa ve 160 mm çapa sahip mühimmat, turbojet motorla 100+ km menzile ulaşabilmekte ve 15 dakikadan fazla süre havada kalabilmektedir. Elektro-optik arayıcı başlıkla hedeflerin tespitini yapan EREN, GPS desteğine sahip ataletsel seyrüsefer sistemi ve veri bağıyla hedefin yer değiştirmesi hâlinde koordinat bilgisini yeniden güncelleyebilmektedir.
EREN füzesi havadan yere, yerden yere ve yerden havaya hedeflere angajman kabiliyetiyle İHA/SİHA, İKA, zırhlı araçlar, YHSS ve uçaklar üzerine entegre edilebilmektedir. Maliyeti minimum seviyeye getiren bu durum savunma harcamalarının doğru şekilde yapılması hâlinde kazandıracağı faydayı ortaya koymaktadır. Zırh delici ve parça tesirli harp başlıklarla ihtiyaca yönelik konfigürasyon edilerek hem nokta hem de alan etkili görev yapabilmektedir ve hibrit bir saldırı sistemine dönüşebilmektedir.

AKINCI TİHA – EREN Buluşması: Türk Savunmasında Değişen Dengeler
EREN mühimmatının kullanıldığı Bayraktar AKINCI TİHA atış testi, tam isabetle sonuçlanarak Türk milleti için bir gurur kaynağı hâline geldi. Platform ve mühimmat entegrasyonunda üstün yeteneğin ortaya konulduğu test performansında 100+ km caydırıcılık etkisi gözler önüne serildi. Modüler harbin işaretçisi olan bu atış testi aynı zamanda asimetrik savaş konseptini geride bırakarak güç çarpanı oluşturacak bir saldırı seviyesine geçiş yapıldığını da kanıtlamaktadır.

Bu başarılı kombinasyon modelinin kendini ispatlamasının yurt dışındaki yankısı ise iki farklı perspektifle değerlendirilebilir:
- Küresel pazardaki ihracat rakamlarıyla kendisini konuşturan Türkiye’nin AKINCI TİHA+EREN kombinasyonunu da yurt dışına açması yüksek ihtimalle gerçekleşebilir. Özellikle savaş bölgesindeki aktörlerin ilgi göstereceği bu entegre ikili, Türkiye’nin savunma pazarındaki liderliğini korumasında önemli bir rol oynayacaktır.
- Bu tarihi başarıyı endişeyle takip eden aktörlerin de mevcut olduğu aşikârdır. Özellikle bölge ülkelerini rahatsız eden bu gelişme, sadece savunma sanayii alanını değil ülkelerin Türkiye ile olan siyasi ilişkileri de etkileyecek bir caydırıcılık kapasitesine sahiptir.





