Mavi Vatanın Görünmez Gücü AKYA İçin Dev İş Birliği mi Kuruldu? ROKETSAN ve Altınay Savunma Arasındaki Kritik Anlaşma Neleri Değiştirecek?
Türkiye’nin denizlerdeki caydırıcılığını zirveye taşıyan milli ağır sınıf torpido projesi AKYA’da stratejik bir imza töreni gerçekleştirildi. ROKETSAN ve Altınay Savunma Teknolojileri arasında hayata geçirilen dev iş birliği, savunma sanayiinde yerlilik oranını artırırken deniz altındaki dengeleri nasıl etkileyecek?
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin modern harp sahasındaki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tamamen milli imkânlarla yürütülen AKYA Ağır Sınıf Torpido Projesi, yeni bir aşamaya geçti. SAHA 2026 kapsamında düzenlenen törende, ROKETSAN ile Altınay Savunma Teknolojileri arasında savunma ekosistemini heyecanlandıran bir tedarik sözleşmesine imza atıldı. İki dev şirket arasında imzalanan bu anlaşma, Türkiye’nin savunma sanayii ekosistemindeki güçlü birlikteliğin en somut adımlarından biri olarak nitelendiriliyor.
Lityum Tabanlı Batarya Teknolojisi İle Stratejik Hamle
İmzalanan sözleşme kapsamında, AKYA torpidosunun en hayati bileşenlerinden biri olan batarya sistemleri yerli imkânlarla güvence altına alınıyor. “Lityum Tabanlı Batarya Tedarik Sözleşmesi” adı verilen bu anlaşma, torpidonun operasyonel verimliliğini ve su altındaki etkinliğini doğrudan etkileyen yüksek teknoloji ürünü bir güç kaynağının sisteme entegre edilmesini kapsıyor. Savunma sanayiinde kritik bileşenlerde dışa bağımlılığı minimize eden bu hamle, Türkiye’nin denizlerdeki tam bağımsızlık hedefine bir adım daha yaklaştığını gösteriyor.
Denizlerdeki Caydırıcılık Yeni Bir Boyut Kazanıyor
Türkiye’nin deniz yetki alanlarını koruma noktasında kritik bir görev üstlenen AKYA Ağır Sınıf Torpido, bu yeni iş birliği ile çok daha güçlü bir üretim altyapısına kavuşuyor. ROKETSAN’ın mühimmat ve füze teknolojilerindeki tecrübesi ile Altınay Savunma’nın mühendislik birikiminin bir araya gelmesi, projenin sürdürülebilirliği ve teslimat süreçleri açısından büyük bir önem taşıyor. SAHA 2026’da yürürlüğe giren bu anlaşma, yerli ve milli sistemlerin modern deniz savaşlarında nasıl bir çarpan etkisi yaratacağını bir kez daha kanıtlıyor.
Milli imkânlarla geliştirilen AKYA, su altı platformlarından fırlatıldığında sahip olduğu yüksek sürat ve gelişmiş güdüm sistemleri sayesinde hedeflerine karşı yüksek isabet oranı sağlıyor. Bu stratejik güç birliği ile birlikte, Türkiye’nin deniz altındaki çelik yumruğu artık çok daha teknolojik ve çok daha yerli bir enerji kaynağıyla hedeflerine yönelecek.