Avustralya Kraliyet Hava Kuvvetleri, F/A-18F Super Hornet filosuna entegre ettiği yeni nesil seyir füzelerini resmen operasyonel hale getirdi. Hem denizde hem de karada yüzlerce kilometre uzaktaki hedefleri yüksek hassasiyetle imha edebilen bu hamle, Pasifik hattındaki askeri dengeleri nasıl etkileyecek?
Hint-Pasifik bölgesinde savunma stratejilerini hızla güncelleyen Avustralya, hava gücüne stratejik bir vuruş kabiliyeti daha kazandırdı. Avustralya Kraliyet Hava Kuvvetleri envanterinde bulunan F/A-18F Super Hornet savaş uçakları, AGM-158C LRASM ve AGM-158B JASSM-ER seyir füzeleriyle tam operasyonel kapasiteye ulaştı. Bu gelişmeyle birlikte Avustralya, kendi sınırlarından oldukça uzak noktalardaki tehdit unsurlarını savaş uçaklarını riske atmadan etkisiz hale getirebilme yeteneğini resmileştirmiş oldu.
Deniz ve Kara Hedeflerine Karşı Yüksek Menzilli Koruma
Yeni silah sistemlerinin filoya dahil edilmesi, Avustralya’nın taarruz menzilini daha önce görülmemiş seviyelere çıkardı. Hizmete alınan füzelerden AGM-158C LRASM, 370 kilometrenin üzerindeki mesafelerden su üstü harp gemilerini hassas bir şekilde hedef alabiliyor. Düşman hava savunma sistemlerinin menzili dışından fırlatılabilen bu gemisavar füzesi, modern harp ortamında Super Hornet platformlarına görünmez bir üstünlük sağlıyor.
Kara hedeflerine yönelik caydırıcılığı artıran AGM-158B JASSM-ER ise yaklaşık