ENFAL-17: Düşük Maliyetli Yüksek Etkili Hava Savunma Yaklaşımı

Times of Defence Yazarı: Öğr. Gör. Burak GÜLER – 12 Mayıs 2026

 

Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) tarafından geliştirilen yeni nesil alçak irtifa hava savunma füzesi ENFAL-17, ilk kez SAHA 2026 kapsamında kamuoyuna tanıtıldı ve fuarda TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi ile entegre şekilde sergilendi. Sistem; Şahid tipi kamikaze İHA’lar, dolanan mühimmatlar, seyir füzeleri ve alçak irtifa tehditlerine karşı etkili, basit ve ucuz yaklaşımıyla geliştirilen yeni nesil bir çözüm olarak öne çıktı. MKE tarafından yapılan açıklamalara göre ENFAL-17’nin geliştirme ve test faaliyetleri aktif olarak devam ederken, mikrodalga ve lazer destekli hava savunma katmanlarıyla birlikte TOLGA mimarisine entegre edilmesi planlanmaktadır. Ayrıca ENFAL-17 Block-II versiyonu için İHA platformlarına entegrasyon ve hava-hava angajman konsepti üzerinde de çalışmalar sürdürülmektedir.

Şekil 1. Enfal-17

Peki Enfal 17 adını nereden almaktadır?

İsmini Kur’an’daki Enfal Suresi 17. ayetten (Savaşta onları siz öldürmediniz, onları Allah öldürdü; (oku) attığında da sen atmadın, Allah attı; bunu da müminlere kendinden güzel bir lütufta bulunmuş olmak için yaptı. Allah her şeyi işitmekte, her şeyi bilmektedir) almaktadır. Bu ayet vahdet perspektifiyle yorumlandığında, insanın bağımsız bir fail olmadığını, görünen tüm fiillerin aslında Allah’ın tecellisi olduğunu anlatır. “Sen atmadın, Allah attı” ifadesi burada yalnızca savaş anındaki bir mucize değil, tüm varoluşun özeti olarak görülür. İnsan “ben yaptım” zannıyla hareket etse de hakiki kudret Allah’a aittir, insan ise o kudretin açığa çıktığı bir aynadır. Bu anlayış, Bakara Suresi 115. Ayet meali olan “Doğu da Batı da Allah’ındır; nereye dönerseniz Allah’ın yüzü (zatı) oradadır” hakikatiyle birleştiğinde daha derin bir anlam kazanır. Çünkü burada anlatılan, Allah’ın yalnızca belli bir yerde veya anda değil; fiilde, varlıkta, harekette, yaşamda ve ölümde sürekli tecelli halinde olduğudur. Oku atan el de okun gidişi de sonucu meydana getiren kudret de aynı ilahi hakikatin yansımalarıdır.

Enfal 17 Özellikleri

Yaklaşık 2 metre uzunluğa ve 70 mm çapa sahip olan platform, katı yakıtlı roket motoru ile görev yapmakta olup yaklaşık 10 km menzil ve 30.000 feet irtifa seviyesine kadar etkili angajman kabiliyeti sunmaktadır. Sistem; radar destekli hedef tespiti, elektro-optik güdüm sistemi ve veri bağı destekli ara safha yönlendirme altyapısıyla çalışırken, uçuş sırasında hedef güncellemesi gerçekleştirebilmektedir. Parçacık tesirli harp başlığı ve yakınlık tapası sayesinde özellikle düşük radar kesit alanına sahip hava tehditlerine karşı etkili olması hedeflenmektedir. ENFAL-17’nin 360 derece angajman ve 85 derece yüksek atış açısı kabiliyeti, platforma farklı yönlerden gelen tehditlere karşı esnek müdahale imkânı kazandırmaktadır.

Modern harp sahasında artık yalnızca yüksek patlayıcı güce sahip mühimmatlar değil; bilgi üstünlüğü, hedefe erişim hızı ve düşük maliyetli yoğun saldırı kapasitesi belirleyici hâle gelmiştir. Bu bağlamda Enfal 17’nin temel yaklaşımı, yüksek maliyetli tekil platformlar yerine; çok sayıda koordineli sistemin aynı anda hareket ederek düşman hava savunmasını baskı altına almasıdır. Bu konsept, özellikle son dönemde dünyada yaygınlaşan “attritable systems/feda edilebilir sistemler” yani kaybedilebilir fakat görev etkinliği yüksek platform anlayışıyla paralellik göstermektedir.

Platformun dikkat çeken yönlerinden biri, farklı görev modüllerine uyarlanabilir yapısıdır. Enfal 17’nin; keşif-gözetleme, elektronik karıştırma, sahte hedef üretimi, anti-radar görevleri ve hassas mühimmat taşıma gibi farklı görev paketleriyle kullanılabileceği değerlendirilmektedir. Böylece sistem yalnızca tek bir hedefi vurmak yerine, hava savunma ağını parçalamaya yönelik çok aşamalı bir taarruz zincirinin parçası hâline gelmektedir.

Enfal 17 konseptinin bir diğer önemli yönü ise düşük radar kesit alanına (RCS) sahip, kompakt ve hızlı üretilebilir platform felsefesidir. Günümüz çatışmalarında yüksek maliyetli hava savunma füzelerinin, düşük maliyetli kamikaze dronlar veya sürü sistemlerine karşı ekonomik açıdan sürdürülebilir olmadığı görülmektedir. Bu nedenle Enfal 17 gibi platformların, maliyet-etkin harp doktrininde önemli bir yer edinmesi beklenmektedir. Özellikle doygunluk saldırılarında bir hava savunma sisteminin aynı anda onlarca hedefe reaksiyon vermesi gerektiğinden, platformun sürü mimarisiyle kullanılması ciddi operasyonel avantaj oluşturabilir.

Teknik açıdan değerlendirildiğinde platformun; INS/GPS tabanlı seyrüsefer, görüntü işleme destekli terminal safha hedefleme, veri bağı üzerinden görev güncelleme ve muhtemel yapay zekâ destekli rota optimizasyonu gibi teknolojilerle donatılması beklenmektedir. Bu tür kabiliyetler, özellikle GNSS karıştırmasının yoğun olduğu elektronik harp ortamlarında sistemin görev devamlılığı açısından kritik önem taşımaktadır. Ayrıca platformun ağ merkezli harp mimarisine entegre edilmesi, diğer İHA’lar, kara unsurları veya radar sistemleriyle veri paylaşımına olanak sağlayabilir.

Savunma sanayi perspektifinden bakıldığında Enfal 17, Türkiye’nin son yıllarda geliştirdiği düşük maliyetli yüksek etki konseptinin yeni bir halkası olarak değerlendirilebilir. Baykar, STM ve ROKETSAN gibi firmaların sürü İHA, dolanan mühimmat ve akıllı mühimmat alanındaki çalışmalarıyla birlikte düşünüldüğünde; Enfal 17’nin Türkiye’nin çok katmanlı taarruz doktrininde tamamlayıcı bir unsur olabileceği görülmektedir. Özellikle elektronik harp baskısı altında çalışan, sürü koordinasyonuna sahip ve yüksek sayıda üretilebilen platformların geleceğin muharebe sahasında önemli rol üstleneceği öngörülmektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir