Rusya’nın en yeni füzesi S-71K Kovyor’un içinde hangi ülkelerin teknolojisi saklanıyor?
Ukrayna istihbaratı, Rusya’nın en modern savaş uçağı Su-57 için özel olarak geliştirilen S-71K “Kovyor” füzesini parçalarına ayırarak büyük bir skandalı gün yüzüne çıkardı. Batı yaptırımlarına rağmen füzenin kritik sistemlerinde yer alan ABD, Çin ve Avrupa menşeli parçalar, küresel savunma sanayi pazarında ve ambargo denetimlerinde kartların yeniden karılmasına neden olacak bir tabloyu ortaya koydu.
Ukrayna Savunma Bakanlığı İstihbarat Ana Müdürlüğü (GUR), Rusya’nın askeri teknolojisine dair çarpıcı bir rapor yayımladı. Rus Hava Kuvvetleri’nin beşinci nesil savaş uçağı Su-57 için stratejik bir öneme sahip olan S-71K “Kovyor” hava konuşlu seyir füzesinin teknik dökümü, modern savaşın perde arkasındaki teknolojik bağımlılığı tüm çıplaklığıyla sergiledi. Yapılan detaylı incelemeler sonucunda, Rusya’nın en gelişmiş mühimmatlarından biri olarak pazarlanan füzenin, aslında çok sayıda yabancı bileşen sayesinde işlev görebildiği anlaşıldı.
Yedi Farklı Ülkeden Gelen Kritik Parçalar
GUR tarafından paylaşılan veriler, S-71K “Kovyor” füzesinin üretiminde kullanılan elektronik bileşenlerin izini sürdü. Analizler sonucunda, füzenin navigasyon, hedefleme ve kontrol sistemlerinde kullanılan parçaların 7 farklı ülkeden temin edildiği belirlendi. Rusya’nın kendi imkanlarıyla ürettiğini iddia ettiği bu mühimmatın kalbinde ABD, Çin ve çeşitli Avrupa ülkelerine ait mikroçipler ve sensörler bulundu. Bu durum, Rusya’ya uygulanan uluslararası yaptırımların ve teknoloji ambargolarının, karmaşık tedarik zincirleri üzerinden nasıl delindiğine dair somut bir kanıt niteliği taşıyor.
Su-57 ve Kovyor Füzesinin Stratejik Önemi
Ukrayna Savunma Bakanlığı Ana İstihbarat Direktörlüğü (GUR), Rusya’nın S-71K “Kovyor” adlı hava konuşlu seyir füzesine ilişkin kapsamlı teknik verileri raporlaştırırken, bu füzenin Su-57 jetlerinin vuruş kabiliyetindeki rolüne de dikkat çekti. İstihbarat birimlerinin elde ettiği dökümler, füzenin sadece bir saldırı silahı olmadığını, aynı zamanda Batı teknolojisinin Rus askeri doktrinine ne kadar derinlemesine entegre edildiğini gösteriyor. Uzmanlar, bu ifşaatın ardından uluslararası denetim mekanizmalarının, özellikle sivil amaçlı üretilen ancak askeri sistemlerde kullanılan “çift kullanımlı” teknolojilerin takibi konusunda daha sıkı önlemler alabileceğini öngörüyor.
Rusya’nın en ileri askeri projelerinden biri olan bu füzenin bileşen seviyesinde deşifre edilmesi, Ukrayna’nın saha istihbaratının yanı sıra teknik analiz kapasitesindeki artışı da gözler önüne seriyor. Raporda yer alan teknik dökümler, mühimmatın menzili, güdüm sistemleri ve hangi elektronik devrelerin hangi ülkelerden geldiğine dair verilerle birlikte uluslararası kamuoyunun dikkatine sunulmuş durumda.

