KAAN ve ANKA-3 gökyüzündeki dengeleri nasıl değiştirecek

TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, KAAN ve ANKA-3 projelerine dair kritik takvimi paylaşırken Türk savunma sanayiinin önümüzdeki 10 yılına damga vuracak devasa hedefleri ve küresel vizyonu tek tek açıkladı.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, Azerbaycan basınının önemli mecralarından Oxu.Az’a verdiği özel röportajda Türkiye’nin gökyüzündeki gücünü perçinleyecek stratejik açıklamalarda bulundu. Şirketin kuruluş amacından başlayarak bugünkü teknolojik yetkinliğine uzanan süreci değerlendiren Demiroğlu, özellikle KAAN ve ANKA-3 programlarının mevcut durumu ile Azerbaycan ile yürütülen stratejik iş birliklerine dair merak edilen soruları yanıtladı.

KAAN ve ANKA-3 projelerinde son durum nedir

Türkiye’nin beşinci nesil milli muharip uçağı KAAN ve insansız savaş uçağı ANKA-3, dünya savunma sanayii çevreleri tarafından yakından takip ediliyor. Demiroğlu, bu projelerin sadece birer uçak olmadığını, Türkiye’nin teknolojik bağımsızlığının sembolleri olduğunu ifade etti. Projelerin planlanan takvim doğrultusunda ilerlediğini kaydeden Genel Müdür, test süreçlerinin titizlikle devam ettiğini ve her iki platformun da Türk hava gücüne çarpan etkisi yaratacağını vurguladı.

Azerbaycan ile savunma sanayii iş birliği nasıl ilerliyor

Azerbaycan ile yürütülen ortaklıkların önemine dikkat çeken Demiroğlu, iki devlet tek millet anlayışının savunma teknolojilerinde de hayat bulduğunu belirtti. Azerbaycan ile yürütülen iş birliklerinin sadece ürün satışı odaklı olmadığını, teknoloji transferi ve ortak geliştirme süreçlerini de kapsadığını anlatan Demiroğlu, bölgedeki istikrarın korunmasında Türk havacılık çözümlerinin kilit rol oynayacağını dile getirdi.

TUSAŞ dünyanın en büyük 20 savunma şirketi arasına girebilecek mi

Şirketin gelecek 10 yıllık vizyonunu ve büyüme hedeflerini paylaşan Mehmet Demiroğlu, küresel pazarda çok daha agresif bir strateji izleyeceklerinin sinyallerini verdi. Üretim kapasitesinin artırılması ve yeni nesil platformların envantere girmesiyle birlikte TUSAŞ’ın dünya devleri arasına girmesi hedefleniyor. Demiroğlu, bu büyük hedefleri anlatırken “TUSAŞ’ın önümüzdeki 10 yılda 1500 platform teslim etmeyi ve dünyanın ilk 20 savunma sanayii şirketi arasına girmeyi hedeflediğini söyledi.” diyerek Türk mühendisliğinin küresel iddiasını bir kez daha ortaya koydu.

Önümüzdeki on yılın TUSAŞ için bir atılım dönemi olacağını belirten Demiroğlu, teslim edilecek 1500 platformun hem yerli ihtiyaçları karşılayacağını hem de ihracat rekorları kırarak Türkiye’nin ekonomik gücüne katkı sunacağını ifade etti. Bu vizyoner hedefler, Türkiye’nin havacılık ekosisteminin ne kadar kısa sürede ne kadar büyük bir mesafe katettiğinin en somut göstergesi olarak kabul ediliyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir