Gökyüzünün Yeni Hakimi: Hürjet

Times of Defence Konuk Yazar Öğrenciler:

Emirhan ÖZDOĞAN, Samet MOLLASALİHOĞLU, Umut İsa KALA, Burak YARDIM, Zafer ALTINBAŞ – İstinye Üniversitesi Uçak Teknolojisi Programı

 

Günümüz hava kuvvetlerinin pilot eğitim süreçleri ve asimetrik harp senaryolarında, yeni nesil jet eğitim ve hafif taarruz uçakları kritik bir rol oynamaktadır. Bu platformlar, sadece pilotları 5. nesil savaş uçaklarına hazırlamakla kalmıyor, aynı zamanda maliyet-etkin birer vuruş gücü olarak da öne çıkıyor. Türkiye’nin havacılık sanayisindeki yeteneklerini bir üst seviyeye taşıyan TUSAŞ HÜRJET, bu yeni dönemin en iddialı oyuncularından biri olarak sahneye çıkıyor. Ülkenin ilk insanlı, süpersonik jet uçağı projesi olan HÜRJET hem gelişmiş bir eğitim platformu hem de etkili bir hafif taarruz gücü olarak tasarlanmıştır.

Neden HÜRJET?

Pek çok kişi, “Mevcut eğitim uçaklarından ne farkı var?” diye sorabilir. Cevap, HÜRJET’in temsil ettiği stratejik vizyonda gizlidir. HÜRJET, sadece Türk Hava Kuvvetleri’nin envanterindeki yaşlanan T-38 Talon uçaklarının yerini alacak modern bir platform değildir; aynı zamanda Türkiye’nin 5. nesil savaş uçağı Milli Muharip Uçak (TF-X) projesine pilot yetiştirecek olan kritik bir köprüdür. Süpersonik hıza (~1.4 Mach) ulaşabilmesi, pilotların ses hızının üzerindeki uçuş dinamiklerini, F-35 ve TF-X gibi yüksek performanslı uçaklara geçmeden önce deneyimlemelerini sağlar. Bu, eğitim sürecinde paha biçilmez bir yetenek kazandırır. Tek motorlu (General Electric F404) yapısı, operasyonel maliyetleri düşürürken, kanıtlanmış ve güvenilir bir güç ünitesi ile yüksek performans sunar. Dolayısıyla HÜRJET, sadece bir uçak değil, Türkiye’nin gökyüzündeki milli bağımsızlık stratejisinin bir parçasıdır.

Şekil 1. TUSAŞ HÜRJET, Türkiye’nin yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği ilk süpersonik jet

HÜRJET’in Fark Yaratan Yönler

 5.Nesil Kokpit ve Aviyonik Uyumu: HÜRJET, geleceğin savaş uçaklarıyla tam uyumlu, geniş ekranlı modern bir kokpit tasarımına sahiptir. Bu, pilot adaylarının eğitim sürecinden itibaren 5. nesil platformların insan-makine arayüzüne adapte olmasını sağlar. Bu özellik, onu eski nesil eğitmenlerden ayıran en temel unsurlardan biridir.

Milli Mühimmat Entegrasyonu: Yaklaşık 3.000 kg faydalı yük kapasitesi, HÜRJET’in sadece bir eğitim uçağı olmasının ötesine geçmesini sağlar. Türkiye’nin kendi geliştirdiği SOM, HGK, KGK gibi akıllı mühimmatlarla tam entegrasyon kabiliyeti, onu asimetrik tehditlere karşı etkili bir hafif taarruz uçağına dönüştürür. Bu, dışa bağımlılığı azaltan stratejik bir avantajdır.

Maliyet-Etkin Süpersonik Performans: Çift motorlu rakiplerine kıyasla tek motorlu tasarımı, hem satın alma hem de operasyonel maliyetlerde önemli bir avantaj sunar. Buna rağmen 1.4 Mach gibi yüksek bir hıza ulaşabilmesi, onu performans ve maliyet dengesinde ideal bir konuma yerleştirir.

Çift Rol Kabiliyeti: HÜRJET, “İleri Düzey Jet Eğitimi (LIFT)” ve “Hafif Taarruz” görevlerini tek bir platformda birleştirir. Bu çok yönlülük, hava kuvvetlerinin daha az sayıda uçakla daha fazla görev icra etmesine olanaktanıyarak filo yapısında esneklikve verimlilik sağlar.

Küresel Arena: Rakipler ve HÜRJET’in Stratejik Konumu

HÜRJET’i küresel rakipleriyle masaya yatırdığımızda, sadece teknik verilerin değil, her uçağın arkasındaki eğitim felsefesi ve stratejik mantığın da farklı olduğunu görüyoruz. Yaptığımız karşılaştırmalı analizde öne çıkan kritik farklar şunlardır:

İtalyan Leonardo M-346 ile Eğitim Felsefesi Farkı (Simülasyon mu, Gerçek Performans mı?)

İtalyan M-346 Master, Gömülü Taktik Eğitim Sistemi (ETTS) ile öne çıkar. Bu sistem, pilotlara sanal ortamda radar, elektronik harp ve silah sistemlerini kullanarak maliyet-etkin bir eğitim imkanı sunar. Ancak M-346, 1.2 Mach hızıyla transonik bir platformdur. HÜRJET ise 1.4 Mach ile gerçek süpersonik uçuş deneyimi sunar. Buradaki temel ayrım şudur: M-346, eğitimi büyük ölçüde simülasyona dayandırarak maliyetleri düşürmeyi hedeflerken, HÜRJET, pilotun 5. nesil uçaklara geçmeden önce gerçek süpersonik uçuşun zorluklarını bizzat tecrübe etmesini önceliklendirir. M-346’nın çift motoru artırılmış güvenlik sunarken, HÜRJET’in tek motoru maliyet etkinliği ve daha basit lojistik sağlar.

Şekil 2. M-346 Master, gelişmiş simülasyon yetenekleri ve yüksek manevra kabiliyeti ile tanınır

Güney Koreli KAI T-50 ile Performans ve Köken Yarışı (F-16 Genleri mi, Özgün Tasarım mı?

Lockheed Martin iş birliğiyle geliştirilen KAI T-50 Golden Eagle, sınıfının performans şampiyonu olarak kabul edilir. F-16’dan türetilmiş aerodinamik yapısı ve F/A-18’lerde kullanılan güçlü F414 motoru sayesinde 1.5 Mach hıza ve 16.700 m servis tavanına ulaşır. Bu, onu F-22 ve F-35 gibi en üst düzey avcılar için ideal bir LIFT platformu yapar. HÜRJET ise bu yarışta saf performanstan ziyade, Türkiye’nin kendi ihtiyaçlarına göre şekillendirilmiş özgün bir tasarım ve maliyet-etkinlik dengesini tercih etmiştir. T-50, kanıtlanmış Amerikan teknolojisine dayanmanın avantajını kullanırken, HÜRJET, milli sanayiyi ve yerli alt sistemleri en üst düzeyde kullanarak stratejik bağımsızlığı hedefleyen bir felsefeyi temsil eder.

Şekil 3. KAI T-50 Golden Eagle, süpersonik performansı ve Lockheed Martin ortaklığı ile geliştirilmiş altyapısıyla öne çıkar.

Rus Yakovlev Yak-130 ile Konsept Karşıtlığı (Süpersonik Hız mı, Uçuş Esnekliği mi?

Rus Yak-130, bu karşılaştırmadaki en farklı konsepte sahiptir. Süpersonik hıza ulaşamayan

(0.93 Mach) bu uçak, programlanabilir uçuş kontrol sistemi sayesinde Su-35 gibi stabil bir avcıdan MiG-29 gibi daha az stabil bir uçağa kadar farklı platformların uçuş dinamiklerini taklit edebilir. Olağanüstü manevra kabiliyeti ve yüksek hücum açısı yeteneği, onu it dalaşı eğitimleri için mükemmel kılar. HÜRJET’in stratejisi ise hız ve irtifa performansını ön planda tutarak pilotları 5. nesil uçakların operasyonel zarfına hazırlamaktır. Yak-130 “esneklik ve çok yönlülük” sunarken, HÜRJET “hız ve geleceğe uyum” vaat eder. Bu, iki farklı hava kuvveti doktrininin eğitim uçaklarına yansımasıdır.

Şekil 4. Yak-130, farklı uçakların uçuş karakteristiğini simüle edebilme yeteneği ve yüksek manevra kabiliyeti ile dikkat çeker

Öne Çıkan Teknik Özellikler (HÜRJET)

Menşei: Türkiye

Görevi: Jet Eğitim Uçağı / Hafif Taarruz Uçağı

Motor Konfigürasyonu: 1 x General Electric F404 Turbofan Motor

Azami Hız: ~1.4Mach (1.715 km/s)

Servis Tavanı: ~13.700 m (45.000 ft)

Faydalı Yük Kapasitesi: ~3.000 kg

Uyumluluk: 5.NesilSavaş Uçakları için Eğitmen Uyumlu

Sonuç

TUSAŞ HÜRJET, sadece teknik özellikleriyle değil, arkasındaki stratejik mantıkla da küresel rakiplerinden ayrışmaktadır. Maliyet-etkin süpersonik performansı, 5. nesil aviyonik mimarisi ve milli mühimmat kullanma kabiliyetini bir araya getirerek Türkiye için “akıllı bir yatırım” olduğunu kanıtlamaktadır. Rakipleri ya M-346 gibi simülasyon odaklı, ya T-50 gibi saf performans odaklı ya da Yak-130 gibi manevra esnekliği odaklı bir yol izlerken; HÜRJET, performans, maliyet ve milli stratejik hedefler arasında optimum bir denge kurmaktadır. Türk

Hava Kuvvetleri’nin geleceğini şekillendirecek pilotları yetiştirmenin yanı sıra, dost ve müttefik ülkeler için de cazip bir ihracat potansiyeli taşıyan HÜRJET, Türk savunma sanayiinin gökyüzündeki yeni başarı hikayesi olmaya adaydır.

Şekil 5. Poster Sunumumuz

KAYNAKLAR 

  • TUSAŞ – HÜRJET
  • Milli Savunma – HÜRJET Jet Eğitim ve Yakın Hava Destek Uçağı
  • Leonardo – M-346 Master
  • BAE Systems – Hawk T2
  • Korea Aerospace Industries – T-50 Golden Eagle
  • Yakovlev – Yak-130
  • Airforce Technology – T-50 Golden Eagle
  • Wikipedia – HÜRJET, M-346, T-50 Golden Eagle ve Yak-130

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir