Çelik Kubbe’nin Kritik Unsuru: HİSAR-A 

Times of Defence Yazarı – Mehmet USLU – 02 Ocak 2026

 

Günümüz muharebe sahasında yaşanan köklü değişiklikler, stratejiler ve savunma sanayi ürünleri savaşan ve savaş tehlikesi yaşayan ülkeleri saldırı ve savunma amaçlı ürünler üretme politikasına yönlendirmiştir. Türkiye savaş tarihini ve sanatını yazan ve uygulayan olarak karşımıza çıkmaktadır. Günümüzde yaşanan savaşlar Türkiye’nin ihtiyaçları ile birleşerek evirilmiştir. Bu minvalde Türkiye hava savunmasını sağlayabilmek adına katmanlı hava savunma sistemi oluşturma amacı gütmekte ve bu amaç doğrultusunda “Çelik Kubbe” yi tasarlamakta ve üretmektedir. 47 bileşenden oluşan katmanlı hava savunma sistemi olan Çelik Kubbe dünyada diğer ülkelerin oluşturmak için çabaladığı lakin Türkiye’nin başardığı bir platformdur. Uzun menzilli radarları ve füzeleri, orta menzilli füze ve mühimmatları, alçak irtifa füze ve farklı tip ölçeklere mühimmatlar ve araçlarla kombine bir sistemdir.

Günümüzde yaşanan ve yaşanabilecek savaşlarda kullanılan alçak irtifa dronlar, radara yakalanmama adına alçak irtifada düşük hızlarda uçuş gerçekleştiren İHA/SİHA ve füzeler için Türkiye Çelik Kubbe’nin önemli bileşenlerinden biri olan Hisar – A’yı geliştirdi. Türkiye’nin hava savunma stratejisinde “Gök Vatan”ı koruma vizyonunun en kritik adımlarından biri olan HİSAR-A, özellikle hareketli birliklerin ve kritik tesislerin korunması amacıyla geliştirilmiştir. Son yapılan kabul atışları, sistemin prototip aşamasını geçip seri üretim hattından çıkan unsurlarla tam operasyonel hale geldiğini kanıtlamıştır.

HİSAR-A Projesi, Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) koordinesinde, Türkiye’nin savunma devlerinin iş birliğiyle “Milli Alçak İrtifa Hava Savunma Füze Sistemi” olarak hayata geçirilmiştir. İş bölümü şu şekildedir:

ASELSAN: Sistemin “beyni” ve “gözleri” olan bileşenleri üretir. Bunlar; 3 Boyutlu Arama Radarı, Atış Kontrol Sistemi, Komuta Kontrol, Veri Bağı (Data Link) ve IFF (Dost-Düşman Tanıma) sistemleridir.

ROKETSAN: Sistemin “vurucu gücü”nü geliştirmektedir. Füze fırlatma sistemi, füze motoru ve füzenin aerodinamik tasarımından sorumludur.

TÜBİTAK SAGE: Füzenin harp başlığı ve batarya teknolojisinin geliştirilmesinde kilit rol oynamaktadır.

Gelişim Süreci ve HİSAR-A+ Dönüşümü

2011 yılında başlatılan proje, zorlu test süreçlerinden geçerek gelişmiş ve günümüzde HİSAR-A+ (daha gelişmiş versiyon) seviyesine evrilmiştir.

Süreç: Başlangıçta 10 km menzil hedeflenirken, geliştirme sürecindeki başarılarla sistemin menzili ve irtifası artırılmıştır.

Son Durum: SSB Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün’ün açıklamasına göre, seri üretim hattından çıkan füzeler ve yeni nesil FFS (Füze Fırlatma Sistemi) konfigürasyonu, yüksek hızlı hedeflere karşı yapılan kabul testini başarıyla geçerek envanterdeki yerini sağlamlaştırmıştır.

Teknik Özellikler ve Sahadaki Üstünlükleri

HİSAR-A, muadillerinden (örneğin Batı menşeli sistemler) ayıran en önemli özellik “Tam Otonom” yapısıdır. Tek bir zırhlı araç (FNSS ACV-30) üzerinde radar, sensör ve füzeleri barındırır; başka bir destek aracına ihtiyaç duymadan tek başına savaşıp ateşleyebilmektedir.

Öne Çıkan Teknik Veriler:

Önleme Menzili: 15+ km (Artırılmış menzil)

Önleme İrtifası: 10+ km

Savaş Uçağı Takip: > 35 km

Atışa Hazır Füze: 4

Azami Hız: > 65 km/s

Dik Meyil Tırmanma: %60

Yan Meyilde Hareket: %30

Takip Edilebilen Hedef Sayısı: > 60

Güdüm Teknolojisi: IIR (Görüntüleyici Kızılötesi) Arayıcı Başlık. (Bu özellik, füzenin hedefi “görerek” vurmasını sağlar ve “flare” gibi ısı tuzaklarına karşı dirençli kılar.)

Dik Atış Kabiliyeti: Füze dikey olarak fırlatılır ve havada 360 derece manevra yaparak hedefe yönelir. Bu, kuleyi döndürme zaman kaybını ortadan kaldırır.

Çift Darbeli Motor: Füze, hedefe yaklaştığında ikinci bir ateşleme yaparak manevra enerjisini artırır ve kaçışı imkansız hale getirir.

Türkiye’ye Stratejik Katkıları ve “Çelik Kubbe”deki Yeri

Bu sistemin başarısı, Türkiye için sadece teknik bir kazanım değil, jeopolitik bir kaldıraçtır:

Katmanlı Hava Savunmanın Temeli (Çelik Kubbe): Türkiye, “Çelik Kubbe” adını verdiği çok katmanlı hava savunma mimarisini kurmaktadır.

En Alt Katman: KORKUT ve İhtar sistemleri.

Alçak İrtifa: HİSAR-A / A+ (Bu sistem burada devreye girer).

Orta İrtifa: HİSAR-O / O+.

Yüksek İrtifa: SİPER. HİSAR-A, bu zincirin en hayati halkalarından biridir; çünkü alçak irtifadan sızmaya çalışan seyir füzeleri ve İHA’ları durdurarak üst katman sistemlerini (SİPER gibi) korumaktadır.

Hareketli Birliklerin Korunması: Türkiye, sınır ötesi operasyonlar (Suriye, Irak) icra eden bir ülkedir. HİSAR-A, paletli zırhlı yapısı sayesinde tank taburlarıyla birlikte engebeli arazide ilerleyebilmektedir. Askeri konvoyları, düşman İHA ve helikopter tehdidine karşı koruyan “hareketli bir kalkan” görevi görmektedir..

Ambargolara Karşı Bağımsızlık: Geçmişte hava savunma sistemi tedarikinde yaşanan siyasi engeller (Patriot süreçleri vb.), Türkiye’yi kendi sistemini yapmaya zorlamıştır. HİSAR-A’nın seri üretimi, Türkiye’nin alçak irtifa savunmasında dışa bağımlılığını sıfıra indirmiştir.

Entegrasyon Kabiliyeti: Sistem, “Ağ Merkezli Harp” yeteneğine sahiptir. Radardan aldığı veriyi diğer sistemlerle (örneğin AWACS uçakları veya gemiler) paylaşabilir, birleşik bir hava resmi oluşturulmasına katkı sağlar.

HİSAR-A’nın seri üretim sürecinden çıkan unsurlarıyla kabul atışını tamamlaması, Türk savunma sanayiinin “prototip üretiminden seri üretime ve envantere giriş” döngüsünü başarıyla tamamladığını göstermektedir. HİSAR-A; sadece bir silah sistemi değil, “Gök Vatan” doktrininin sahada vücut bulmuş halidir. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin modern harp sahasındaki caydırıcılığını bir üst seviyeye taşımıştır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir