ALTAY Tankı’na Yerli Güç: BATU Motorunun Fabrika Kabul Testleri Tamamlandı
Türkiye, zırhlı araç motorlarında tam bağımsızlığa bir adım daha yaklaştı. BATU motorunun fabrika kabul testleri tamamlandı, transmisyon için geri sayım sürüyor.

Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) koordinasyonunda yürütülen çalışmalar neticesinde, Türkiye’nin milli ana muharebe tankı ALTAY için geliştirilen yerli ve milli BATU motorunun kabul testleri başarıyla tamamlanmış olup transmisyona yönelik test ve kalifikasyon faaliyetleri de planlandığı şekilde devam etmektedir.
Yıllık Geliştirme Süreci
2018 yılında başlayan BATU motor geliştirme sürecinde mühendislik altyapısı, test imkanları, tedarik zinciri ve insan kaynağı açısından önemli açıklarla yola çıkılırken; bugün gelinen noktada, simülasyon, üretim ve test kabiliyetleri kazanılarak motorlar başarıyla geliştirilmiş ve testleri tamamlanmıştır.
BATU Motor: ALTAY’ın Yerli Kalbi
ALTAY Tankı’nın yüksek hareket kabiliyetini karşılayacak şekilde tasarlanan BATU Motoru, düşük yakıt tüketimi, uzun ömür, yüksek irtifa ve zorlu iklim koşullarına uygunluk gibi kriterlerde üstün performans göstermektedir.

Transmisyonda Geri Sayım: Güç Grubunda Son Viraj
ALTAY tankının mobilitesini sağlayan BATU Güç Grubu, motor, transmisyon ve soğutma paketi bileşenlerinden oluşmaktadır. BATU motorunun hazır hale gelmesiyle birlikte, yerli transmisyonun kalifikasyonu öncelikli hedef haline gelmiş durumda olup bu yönde çalışmalar son hızla devam etmektedir.
Görgün: BATU Motor’un Tüm Testleri Başarıyla Tamamlandı
Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, kabul faaliyetlerinin tamamlanması üzerine yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:
“BATU Motor, Türkiye’nin savunma sanayiinde ulaştığı mühendislik olgunluğunun ve stratejik vizyonunun ete kemiğe bürünmüş halidir. Bu motor yerli ve millî imkânlarla geliştirilmiş, ülkemizin bu alandaki dışa bağımlılığını
sona erdirecek niteliktedir. ALTAY’ın hareket kabiliyetinin tam olarak yerlileştirilmesi için gerekli olan transmisyonun geliştirme faaliyetleri başarıyla devam etmektedir.
Dolayısıyla biz bu başarıyı bir nihai nokta olarak değerlendirmiyor, yeni bir başlangıç olarak görüyoruz. Savunma sanayiinde tam bağımsız Türkiye idealini bir devlet politikası olarak sürdürmeye, bu kabiliyetleri her alana yaymaya devam edeceğiz.”





