Türkiye’nin yerli gücü ALTAY tankı ne zaman envantere girecek ve 2026 hedefleri nelerdir

Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Türkiye’nin savunma sanayiindeki 2026 rotasını çizerek milli ana muharebe tankı ALTAY için beklenen müjdeli haberi verdi. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gücüne güç katacak olan tankların teslimat takvimi netleşirken, belirlenen stratejik hedefler savunma dünyasında büyük heyecan yarattı.
Türkiye, savunma sanayiinde tam bağımsızlık hedefi doğrultusunda dev adımlar atmaya devam ediyor. Milli projelerin birer birer hayata geçtiği bu kritik dönemde, gözler özellikle kara kuvvetlerinin en önemli vurucu gücü olması beklenen ALTAY tankına çevrilmiş durumda. Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün tarafından yapılan son açıklamalar, önümüzdeki iki yılın savunma projeleri açısından ne kadar belirleyici olacağını bir kez daha ortaya koydu.
Savunma sanayiinde 2026 vizyonu nasıl şekilleniyor
Prof. Dr. Haluk Görgün, Türkiye’nin 2026 yılına dair savunma stratejilerini ve öncelikli hedeflerini kamuoyuyla paylaştı. Bu hedefler arasında en dikkat çeken başlık, yerli imkanlarla geliştirilen ve modern muharebe şartlarına uygun olarak modernize edilen ALTAY tankının seri üretim ve teslimat süreci oldu. Türkiye’nin teknolojik yetkinliğini en üst seviyeye taşıyan bu projede, belirlenen takvime sadık kalınarak ilerlenmesi ve yerlilik oranının artırılması temel öncelik olarak belirlendi.
ALTAY tankı kaç adet teslim edilecek ve süreç nasıl işleyecek
Açıklanan stratejik plana göre, 2026 yılında toplamda 10 adet ALTAY tankının Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine girmesi hedefleniyor. Bu teslimat, Türkiye’nin modern muharebe sahasındaki caydırıcılığını ciddi oranda artırırken, aynı zamanda yerli savunma sanayiinin seri üretim kapasitesini de tüm dünyaya kanıtlamış olacak. Savunma Sanayii Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında, tankların en zorlu arazi ve iklim koşullarında gerçekleştirilen test süreçlerinin başarıyla tamamlanması ve en yüksek performansla Mehmetçiğin kullanımına sunulması için yoğun bir mesai harcanıyor.
Türkiye’nin savunma sanayiindeki bu atılımı, sadece bir araç teslimatı değil, aynı zamanda dışa bağımlılığı sona erdirecek büyük bir teknolojik devrimin parçası olarak nitelendiriliyor. 2026 yılı, Türkiye’nin yerli ve milli savunma sistemlerinin sahada daha görünür olduğu ve bölgesel güç dengelerini değiştireceği bir yıl olma özelliğini taşıyor.





