Ortadoğu’nun Denge Tahtası İran: Siyasi ve İdari Yapısı

Güldeniz Suna – Times of Defence Araştırmacısı – 26 Ocak 2026
Bir ülkenin yapısını, işleyişini ve yönetim mekanizmasını anlamanın en basit yollarından birisi, ülkenin iç siyasal sistemini ve idari yapısını incelemektir. Yönetim türünün demokratik, teokratik, totaliter, aristokrat veya saltanat olduğunun tespiti dâhi o ülke hakkında genel bir çerçeve sunmaya yeterlidir.
Bu kapsamda, Ortadoğu’nun köklü devletlerinden İran’ı derinlemesine anlamak için açılan “Ortadoğu’nun Denge Tahtası İran” çalışma başlığının ikinci yazısında İran’ın siyasi ve idari yapısı ele alınacak, bu yapının dış politikaya olan etkileri incelenecektir.
Bir Devrimle Kurulan Rejim: İran İslam Cumhuriyeti
Pehlevi yönetiminin sonunu ve Humeyni yönetiminin başlangıcını simgeleyen İran Devrimi (1979 Devrimi), monarşiden teokratik bir cumhuriyete geçişin simgesidir. İran siyasi tarihinin 1979 Devrimi öncesi ve sonrası olarak iki ayrılmasına sebep olan bu devrim, 7 Ocak 1978’de başlayan protestoların 11 Şubat 1979’da dönemin başbakanı Şapur Bahtiyar’ın istifasıyla sonuçlanmıştır.
a) Devrim Rehberliği / Velayet-i Fakih Makamı
1 Nisan 1979’da resmî olarak kurulan İran İslam Cumhuriyeti, klasik bir cumhuriyet rejimini benimsemekle beraber bir farkla diğer hükümet yönetimlerinden ayrılmaktadır. Ülkede en yüksek siyasi ve dini makam olarak kabul edilen Devrim Rehberliği / Velayet-i Fakih, İran’ın teokratik temelli bir rejimi benimsediğinin en güçlü kanıtı niteliğindedir. Halkın seçtiği Uzmanlar Meclisi’ tarafından belirlenen Devrim Rehberi / Veliyy-i Fakih; yasam, yürütme ve yargı erklerinin tamamını elinde bulundurmaktadır. “Kanun-i Esasi Cumhuriye İslami İran” yani 1979 İran Anayasası’nda Devrim Rehberi’nin görevleri ve yetkileri şu şekilde belirtilmektedir:
Devrim Rehberi savaşa ve barışa karar verebilir ve seferberlik ilan edebilir.
Devrim Rehberi silahlı kuvvetlerin başkomutanlığını yürütür.
Devrim Rehberi genelkurmay başkanı, Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) genel komutanı, silahlı kuvvetler ve emniyet güçlerinin üst düzey komutanlarını atar, azleder ve istifalarını kabul eder.
Devrim Rehberi yargı erki başkanını atar.
Devrim Rehberi kendisine doğrudan bağlı kuruluşların başkanlarını atar ve denetler.
Devrim Rehberi halk oylamasıyla seçilen cumhurbaşkanının mazbatasını imzalar, atanmasını ve azlini gerçekleştirir.

Görsel 1: İran Dini Lideri’nin Yönetimindeki İdari Sistem
b) Cumhurbaşkanı
Devrim Rehberi’nden sonraki en yüksek idari makam olarak kabul edilen Cumhurbaşkanı, İran Anayasası’nın 114. Maddesine göre halk oylamasıyla 4 yılda bir seçilmektedir ikinci dönemde de seçilme hakkı bulunmaktadır. Ülke idaresinin ve yürütme erkinin başkanlığından sorumlu olan Cumhurbaşkanın görevleri Anayasa’da belirtilmiştir. Bu görevler;
Anayasa’nın uygulanması ve korunmasını sağlamak (Anayasa 113. madde),
İslami Şûra Meclisinin onayından geçtikten sonra uluslararası sözleşmeleri, anlaşmaları ve antlaşmaları imzalamak (Anayasa 125. madde),
Büyükelçilerin güven mektubunu imzalamak ve diğer ülke büyükelçilerinin güven mektuplarını kabul etmek (Anayasa 128. madde),
Referandum sonucunun ve Meclis kararlarının imzalanması (Anayasa 123. madde),
Anayasanın 176. maddesi gereğince Millî Güvenlik Yüksek Konseyi başkanlığı görevini yürütmek,
Yürütme Erki ve Bakanlar Kurulunun başkanlığını yapmak (Anayasa 134. madde),
Bakanları atamak, görevden almak ve istifalarını kabul etmek (Anayasa 135. madde),
Yönetmelik çıkarmak şeklindedir.
Cumhurbaşkanı aynı zamanda Kültür Devrimi Yüksek Konseyi başkanı, Yüksek İdari Konsey ve Yüksek Enerji Konseyi başkanı, Yurt Dışında Yaşayan İranlılar Yüksek Konseyi başkanı sıfatını da taşımaktadır.
İç politikada karar verici konumda olan Cumhurbaşkanı, savunma, güvenlik ve dış politika gibi kritik konularda Devrim Rehberi’nin kontrolündedir. Bu durum İran’daki cumhurbaşkanlığı sisteminin klasik sistemlerden farklı yönünü ortaya koymaktadır ve cumhurbaşkanın bağımsız olamadığını göstermektedir.
c) Uzmanlar Meclisi / Meclis-i Hubregan-i Rehberi
88 üyeden oluşan ve 8 yılda bir halk tarafından seçilen Uzmanlar Meclisi, İran Dini Lideri’ni yani Devrim Rehberi’ni seçen, denetleyen ve gerektiğinde azleden anayasal bir kurumdur. Meclise seçilecek adayların gerekli nitelikleri taşıyıp taşımadığı Anayasa Koruma Konseyi tarafından seçilmektedir. Ancak bu konsey İran Dini Lideri tarafından atandığı için Uzmanlar Meclisi’nin şeffaflığı tartışılmaya müsait bir konu olarak görülmektedir.

Görsel 2: Uzmanlar Meclisi / Meclis-i Hubregan-i Rehberi Amblemi
d) Anayasa Koruma Konseyi / Şura-yi Nigahban-i Kanun-i Esasi
Kanunları anayasaya ve İslami esaslara uygunluk konusunda denetleyen Anayasa Koruma Konseyi, 6 din adamı ve 6 hukukçu olmak üzere toplam 12 üyeden oluşan bir kuruluştur. Din adamları Devrim Rehberi tarafından, hukukçular ise başyargıç tarafından aday gösterilir ve adaylar parlamento tarafından onaylanır. Onay sürecini de geçen üyeler 6 yıl sürecek görevlerine başlayarak parlamento, cumhurbaşkanlığı ve uzmanlık meclisi seçimlerine katılacak adayları belirleme ve onaylama yetkisine sahip olurlar.
İran Dini Lideri’nin bu konsey üzerinden İran Dini Lideri’nin öncelikle konsey üyelerini belirlemesi, ardından kendisini seçecek, denetleyecek ve gerektiğinde görevden alacak Uzmanlık Meclisi üyelerini de Anayasa Koruma Konseyi üzerinden dolaylı olarak belirlemesi; İran’daki idari mekanizmanın tutarsızlığını ve demokrasiden uzak yanını ortaya koymaktadır.
e) İslami Şûra Meclisi
4 yılda bir halk tarafından seçilen 290 üyeden oluşan İslami Şûra Meclisi, ülkenin tek meclisli yasama organıdır. Uluslararası antlaşmaları değerlendiren, bütçeyi onaylayan ve yasaları çıkaran bu parlamentonun adayları Anayasa Koruma Konseyi tarafından onaylandığı için halkın seçime katılma süreci formalite olarak gerçekleştirilmektedir. Parlamentoda kabul edilen yasalar da Anayasa Koruma Konseyi tarafından denetlenir ve onayladığı takdirde yürürlüğe girer.

Görsel 3: İslami Şûra Meclisi Amblemi
Birbirine Dolanan Zincir Halkası: Karmaşık İç Siyasal Sistemin Dış Politikaya Yansımaları
Teoride kanunlara uygun ve sistemli bir işleyişe sahip olan İran siyasi ve idari yapısı, uygulanışta tek bir ele bağlıdır: Devrim Rehberi. Tüm işleyiş çarkını elinde tutan Devrim Rehberi, kendisini denetleme potansiyeli bulunan veya kararlarına karşı çıkma cüretini gösterebilecek herkesi engelleme stratejisini izlemektedir. Resmî adında cumhuriyet ifadesini barındıran ancak görünürde teokratik bir totaliter rejim olan İran yönetimi, dış politikada da aynı çizgiyi sürdürmektedir. Devrim Rehberi dış politikaya yönelik her adımın nihai karar vericisi konumunda olmakta ve cumhurbaşkanının ikincil aktör olarak görev yapmasını sağlamaktadır. Bürokratik tüm mekanizmalar Devrim Rehberi’ne bağlıdır, bu durum dikkatli davranılmasını gerektirecek kadar hassas olan dış politikada tek bir kişinin keyfine göre hamleler yapılması yani ülkenin kaderinin bir ağızdan çıkacak cümlelere bağlı olması anlamına gelmektedir. Aynı zamanda bir dine / ideolojiye dayalı yönetimi benimseyen rejim, uluslararası iş birliğine kapalı ve çatışmacı bir tutum sergilemektedir. Bu kapsamda savunma mimarisini de bu tutuma endeksleyerek askerî gücünü bürokratik mekanizmaların önünde tutmaktadır.





