Hindistan Rusya’dan yeni S-400 ve Pantsir sistemleri mi alıyor ve bu hamle bölgedeki dengeleri nasıl değiştirecek?

Hindistan, hava sahasını korumak için Rusya ile olan savunma iş birliğini dev bir adımla genişletmeye hazırlanıyor. Hindistan Hava Kuvvetleri’nin talebi üzerine gündeme gelen ilave S-400 ve Pantsir hava savunma sistemi tedariki, bölgedeki jeopolitik dengeleri yeniden şekillendirecek kritik bir gelişme olarak dikkat çekiyor.
Asya’nın yükselen gücü Hindistan, hava savunma şemsiyesini güçlendirmek amacıyla rotasını bir kez daha Rusya’ya çevirdi. Hindistan Hava Kuvvetleri, halihazırda envanterinde bulunan stratejik sistemlere ek olarak 5 adet daha S-400 hava savunma sistemi ve Pantsir kısa menzilli hava savunma sistemleri tedarik etmek için resmi girişimlere başladı. Bu hamle, Hindistan’ın çok katmanlı hava savunma stratejisinde Rus teknolojisine olan güvenini bir kez daha teyit ediyor.
Savunma Tedarik Konseyi Masasında Kritik Görüşme
Konuya yakın kaynaklardan sızan bilgilere göre, Hindistan Savunma Bakanı Rajnath Singh başkanlığında toplanan Savunma Tedarik Konseyi (DAC), bu devasa alım sürecini değerlendirmeye aldı. Toplantının ana gündem maddesini, Rusya’dan tedarik edilmesi planlanan 288 adet füze ve ilgili ekipmanların yanı sıra, yeni nesil Pantsir sistemlerinin entegrasyonu oluşturdu. Hindistan’ın bu hamlesi, sadece bir alım süreci değil, aynı zamanda sınır güvenliğini en üst düzeye çıkarma kararlılığının bir göstergesi olarak kabul ediliyor.
S-400 ve Pantsir Kombinasyonu Neden Tercih Ediliyor?
Hindistan’ın mevcut savunma doktrini, uzun menzilli S-400 sistemlerini, alçak irtifa ve kısa menzilli tehditlere karşı etkili olan Pantsir sistemleriyle desteklemeyi öngörüyor. Rusya’dan talep edilen 5 ilave S-400 bataryası, geniş bir alan üzerinde caydırıcılık sağlarken; Pantsir sistemleri ise seyir füzeleri, insansız hava araçları ve hassas güdümlü mühimmatlara karşı nokta savunması icra edecek. Bu ikili yapının, Hindistan’ın özellikle tartışmalı sınır bölgelerindeki hava hakimiyetini perçinlemesi bekleniyor.
Son dönemde küresel savunma pazarındaki hareketlilik ve bölgesel tehdit algılarının değişmesi, Yeni Delhi yönetimini daha hızlı ve kapsamlı adımlar atmaya zorluyor. Rusya ile yürütülen bu yeni müzakereler, Hindistan’ın savunma sanayiindeki çeşitlendirme çabalarına rağmen, stratejik sistemlerde Moskova ile olan köklü bağlarını koruduğunu gösteriyor. Önümüzdeki günlerde projenin mali detaylarının ve teslimat takviminin netleşmesi beklenirken, bu gelişmenin küresel aktörler tarafından nasıl karşılanacağı merakla bekleniyor.

